Sıkça Sorulanlar

Prof.Dr.Ümit Türsen

1.Lazer tedavisi güvenli midir?
Erken dönem hafif yanık yapma ve güneşten korunulmaz ise leke bırakma dışında hiçbir uzun dönem yan etkisi tespit edilememiştir.
2.Deri hastalıkları kalıtsal mıdır?
Behçet hastalığı, allerji, sedef hastalığı ve bazı iktiyoz gibi genetik kökenli hastalıklar kalıtsal olup, ebeveynlerden çocuklara belli oranlarda geçebilir.
3.Kimyasal soyma (peeling) işlemi hangi hastalıklarda kullanılabilir?
İnce deri kırışıklıkları, Wood lambası incelemesiyle yüzeyel leke tespit edilen hastalıklar da kullanılabilir.
4. PRP tedavisi bazı hastalıklarda yüzgüldürücü olabilir mi?
Özellikle saç dökülmesi, deri yaşlanması, son çalışmalarda da bazı vitiligo (ala) hastası olan bireylerde faydalı olabilmektedir.
5. Sedef hastalığında yeni tedavi yöntemleri var mı?
Özellikle eklem ağrısı olan yaygın tutulumlu sedef hastalarında yeni tedavi yöntemleri olarak biyolojik tedavi ajanları kullanılabilmektedir.
6. Allerjik hastalıklar nasıl kontrol altına alınabilir?
Özellikle allerjinin kökeni olan altta yatan uyarıcı ajanlar (gıda, polen, ev tozu vb) tespit edilip, bunlardan uzaklaşılırsa tedavi başarısı artabilmektedir.
7. Dövme (Tatuaj) tedavisinde en etkili yöntem hangisidir?
Bugün için lazer tedavisi (Q-switched NdYag) en etkili yöntem olmakla birlikte, sadece çok küçük dövmelerde cerrahi müdahale yapılabilmektedir.
8. Dövme üzerinde deri hastalığı oluşabilir mi?
Sarkoidoz, ekzema, deri veremi gibi hastalıklar oluşabilir.
9.Deri yaşlanması durdurulabilir mi?
Hem ağızdan hem de dışardan desteklerle ancak yavaşlatılabilir. Örneğin güneş koruyucular, nemlendiriciler, PRP tedavisi, kimyasal soyma, lazer, ve multivitamin preparatlarıyla bu yavaşlama sağlanabilir.
10.Sedef hastalığı ömür boyu kalıcı mıdır?
Uygun tedavi ve takiplerle hastalık düzeltilebilir, ancak tekrar etmesi bugün için önlenemiyor.
11. Ağız içinde sık yara yapan deri hastalıkları hangileridir?
Behçet hastalığı, tekrarlayıcı ağız yaraları, lupus eritematosus, kansızlıklar, bazı kanser ilaçları ve iltihaplı barsak hastalıkları ağızda tekrarlayan yara yapabilir.
12.Kurdeşen tedavisinde yeni gelişmeler var mı?
Allerji hapları ve kortizon dışında, biyolojik ajanlar da kurdeşen (ürtiker) tedavisinde kullanılabilmektedir.
13.Siğil tedavisinde yeni ilaçlar kullanılabiliyor mu?
İmikuimod içeren kremler siğili hem tedavi edebiliyor hem de tekrarını önleyebiliyor.
14.Melasma tedavisinde neler kullanılabilmektedir?
Leke açıcı kremler, kimyasal soyma işlemi dışında, lazer ile de tedavi edilebilmektedir.
15.Deri üzerindeki benlerimizde kanser gelişme riski var mı?
Özellikle 6 mm çap üzerinde, birden fazla renk gelişmesi olan, kabuklanan, kanayan ve deriden hızla yükselen benlerde melanom adlı deri kanseri gelişebilmektedir.
16.Ekzemadan tamamen kurtulunabilr mi?
Deri yama (patch) test sonrası saptanan allerjenden (Nikel, krom, kobalt, formaldehit vb) uzak durmak ve uygun diyet (Nikel ve kromattan fakir diyet vb) ile mümkün olabilmektedir.
17. Güneşin deriye zararları nelerdir?
Yanık, deri kanseri, güneş lekesi ve güneş ekzeması gibi zararlı etkileri olabilmektedir.
18.Her mantar infeksiyonu bulaşıcımıdır?
Gövde mantarı (Malessezia) bulaşıcı olmamasına karşın, ayak, tırnak ve saç mantarları bulaşıcı olabilmektedir.
19.Bulaşıcı deri hastalıkları hangileridir?
Mantar hastalıkları, siğiller, uyuz, çıban, kıl dibi iltihapları bulaşıcı olabilmektedir.
20.Sporculara özgü deri hastalığı var mıdır?
Ağırlık kaldıran sporcularda nasır, yüzücülerde deri iltihabı, mantar, futbolcu gibi koşma sporcularında tırnak altı kanamaları, güreşçilerde uçuk infeksiyonu oluşabilmektedir.
21.Opera ve bale çalışanlarına özgü deri hastalıkları var mıdır?
Balerinlerde ve özel müzik aleti kullananlarda temas bölgesine uyumlu nasır gözlenebilir.
22. Mesleksel deri hastalıkları hangileridir?
Mesleğe bağlı ekzema, bazı kanser türleri, nasırlar ve güneşe bağlı deri hastalıkları gözlenebilmektedir.
23. Sedef hastalığı (psoriasis) nedir?
Sedef hastalığı, deride üzeri sedef rengi pullarla kaplı kızarıklıklar şeklinde ortaya çıkan bir hastalıktır. Sedef hastalığı, vücudun her bölgesinde, saçlı deride, genital bölgede, hatta göz kapakları, dudaklar ve ağız içinde görülebilmekle beraber diz, dirsek gibi çıkıntılı yerlerde de çok görülmektedir. Sedef hastalığının görüldüğü bölgeler genellikle simetriktir, yani bedenin her iki tarafında aynı yerde ortaya çıkar. Sedef hastalarının yaklaşık yarısında, tırnaklarda çukurlaşma, pul pul dökülme veya renk değişimine neden olan düzensiz tırnak büyümesi görülür. Hastaların yaklaşık %10-30’unda ise iltihaplı eklem hastalığı ortaya çıkabilir.
24. Hangi yaşlarda ve ne sıklıkla görülür?
Genellikle genç yaşlarda (15-35 yaş) ortaya çıkar ve yaşam boyunca iyileşmeler, tekrarlarla devam eder. Bebeklik döneminde ve ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir. Bebeklerde sedef hastalığı genellikle bez bölgesinde görülür ve pişiklerle karıştırılabilir.
Sedef hastalığı, dünya çapında tahminen 125 milyon insanı etkilemektedir ve bu vakaların yaklaşık yüzde 25’inde hastalık orta şiddetli veya çok şiddetli seviyede görülür. Yapılan araştırmalarda hastalığın görülme sıklığının dünyada %1-3 arasında değiştiği belirtilmektedir ancak henüz ülkemizde hastalığın görülme sıklığına dair bir çalışma yapılmamıştır. Hastalık, erkeklerde, kadınlarda ve tüm sosyo-ekonomik gruplar arasında neredeyse eşit oranda görülmektedir.
25.Sedef hastalığının farklı tipleri var mıdır?

Sedef hastalığı, hafif şiddetli, orta şiddetli ve çok şiddetli olmak üzere farklı seviyelerde olabilir. Bunun yanında, plak, guttat, püstüler, eritrodermik olarak adlandırılan farklı tipleri mevcuttur. Görüldüğü bölgeye göre de isimlendirilebilir (el-ayak, tırnak, saçlı deri, kasık ve koltuk altı v.b.).
Plak psoriasis
En sık görülen sedef hastalığı şeklidir. Kırmızı-pembe üzeri sedef rengi kepeklerle kaplı deriden kabarık kızarık yamalar şeklinde görülür. Uzun süre kalıcı plaklar dizler, dirsekler, gövde ve saçlı deride daha sık olmak üzere vücudun her yerinde görülebilir.
Guttat psoriasis (Damla şeklinde sedef hastalığı)
Küçük, kırmızı, üzeri kepekli damla gibi döküntüler şeklinde görülür. Genellikle tüm vücutta yaygın şekilde ortaya çıkar. Çocuklarda daha sık görülür ve genellikle bir enfeksiyon sonrası özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları sonrası ortaya çıkar.
Püstüler psoriasis (İltihaplı sedef hastalığı)
Ya sadece el ve ayaklarda ya da tüm vücuda yayılmış olarak içi iltihap dolu minik kesecikler şeklinde görülür. Tüm vücutta yaygın olarak görüldüğü zaman ateş, halsizlik ve genel durum bozukluğu da ortaya çıkar ve hastanın hastanede yatırılarak tedavisini gerektirir.
Eritrodermik psoriasis (Tüm vücutta yaygın sedef hastalığı)
Diğer şekillerden daha az görülür. Farklı olarak tüm vücutta yaygın kızarıklık ve kepeklenme şeklinde görülür. Sedef hastalığının şiddetli formlarından biri olup beraberinde ağır, yanma ve genel durum bozukluğu görülür. Bu hastalar genellikle hastaneye yatırılarak tedavi edilir. Psoriasisi olan hastalar plaktan, eritrodermik şekle veya püstüler forma geçebilir. Püstüler şekil düzeldikten sonra plak veya guttat şekle geçebilir. Kısacası sedef hastaları yaşamları süresince farklı tiplerde hastalıkla karıştırabilir.
El-ayak psoriasisi
Sadece el ve ayakta tutulum olur. Bu tip, egzemalarla ve mantar hastalıklarıyla karıştırılabilir.
Tırnak psoriasis
Psoriasis, tırnaklarda da nokta büyüklüğünde çukurcuklar ya da yaş damlası şeklinde görülebilir. Bazen tırnak altında kalınlaşmalar ve renk değişikliği ortaya çıkar. Tırnaklarda görülen bu değişiklikler vücuttaki sedef hastalığıyla birlikte görülebildiği gibi sadece tırnak tutulumuyla da ortaya çıkabilir. Sadece tırnaklarda görüldüğü zaman mantar hastalıklarıyla karıştırılabilir.
Eklem tutulumu sedefi (Psoriatik artrit)
Sedef Hastalarında eklemlerde ağrı ve şişlik ortaya çıkarsa psoriatik artrit düşünülür. Psoriatik artrit diz, dirsek, bilek, parmak, omuz eklemlerinde görülebilir. Ayrıca belin alt kısmındaki (sakroiliak) eklemde de oluşabilir. Parmak eklemlerindeki inflamasyondan (iltihap) dolayı parmaklar sosis şeklini alabilir. Artrit gelişen eklemin üzerindeki deride de kızarıklık görülür. Eklemlerle beraber çevresindeki tendon ve ligamentlerinde de (eklem bağlarında) inflamasyon oluşabilir. Genellikle eklemlerden önce eklem bağları hastalıktan etkilenir. Sedef hastalarının hepsinde artrit gelişmez. Yapılan ara?tırmalara göre sedef hastalarının %7-35’inde artrit görülür ve hastalık ilerledikçe görülme riski artar. Artrit tedavi edilmezse şekil bozuklukları ortaya çıkar.

26. Sedef hastalığının sebepleri nelerdir?
Sedef hastalığının nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bağışıklık sisteminin normal çalışmamasıyla ilgili olduğu bilinmektedir. Bağışıklık sistemindeki bu bozukluk, derideki hücrelerin hızla çoğalmasına neden olur. Çoğalan bu hücreler, deri yüzeyinde birikmeye başlar. Deride bir hücre yaklaşık 28-30 günde olgunlaşıp deri yüzeyinden atılırken, sedef Hastalarında bu süre 3-4 güne iner. Dolayısıyla hücreler atılmadan yenisi geldiğinden deri yüzeyinde birikim olur ve bu nedenle deride kalın, üzeri kepekli sedef plakları oluşur.
27. Bağışıklık sisteminin rolü nedir?
Bağışıklık sistemi, vücudu hastalıklardan korumak için çal›?an hücrelerden oluşur. Bu hücrelerin normal çalışma düzeninin bozulması ile bazı hastalıklar ortaya çıkar. Sedef hastalığında bağışıklık sisteminde yer alan hücrelerin anormal çalışması derideki hücreleri uyararak hızla çoğalmalarına neden olur. Bağışıklık sistemi hücrelerinin anormal çalışmasının ve derideki hücreleri uyarmasının kesin sebebi bilinmese de bazı tetikleyici faktörlerin rol oynadığı bilinmektedir.
28. Tetikleyici faktörler nelerdir?
• Fiziksel travma: Derinin tahriş edilmesi, kaşıntı, sert temizleyiciler kullanmak (sık sık kese yapmak) sedef hastalığının şiddetlenmesine yol açar.
• Stres: Stres, sedef hastalığının ortaya çıkmasında ve kötüleşmesinde tetikleyici rol oynar.
• İnfeksiyonlar: Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları sedef hastalığını alevlendirebilir.
• Diyet: Tüm hastalıklarda olduğu gibi sedef hastalığı için de sağlıklı bir diyet önemlidir. Alkol ve sigara da hastalığı olumsuz etkilemektedir.
• İlaçlar: Anti-inflamatuar denen özellikle ağrı gidermek için kullanılan ilaçlar sedef hastalığını alevlendirir. Ayrıca yüksek tansiyon için kullanılan ilaçların bazıları da hastalığı olumsuz etkiler. Bu nedenle başka hastalıklar için kullanılacak ilaçlar konusunda doktorunuzu mutlaka bilgilendirmelisiniz.
• Sigara ve alkol: Özellikle el sedef hastalığında sigara tetikleyici olabilirken, alkol içilmesi hem hastalığın uzun sürmesi hem de tedavi seçeneklerinde kısıtlamaya yol açabilmektedir.
29. Sedef hastalığı ile ilişkilendirilen başka sağlık sorunları var mıdır?
Daha önceleri sedef hastalığının sadece deriyi ve eklemleri etkilediği düşünülüyordu. Ancak son araştırmalar, şiddetli sedef hastalarında başka hastalıkların ortaya çıkma riskinde bir artış olduğuna işaret etmektedir. Obezite, şeker hastalığı, yüksek kan basıncı ve yüksek kolesterol de dahil kardiyovasküler hastalık göstergeleri genel nüfusa kıyasla sedef hastalarında daha fazladır.
Fiziksel sağlık sorunlarının yanında ruhsal durum da hastalıktan olumsuz etkilenmektedir. Sedef hastalığının halk tarafından sıklıkla yanlış algılanması sedef hastalarının sosyal etkileşimlerini zorlaştırabilmektedir. Hastalığın bulaşıcı olduğu yönündeki yanlış kanı hastaların hem özel, hem de çalışma hayatlarını olumsuz etkilemektedir. Hastalıkla mücadele ederken üzüntü, kızgınlık ve hayal kırıklığı hislerini yaşamak çok doğaldır. Bu hisleri tanımak ve yönetmeyi öğrenmek, hastalığın fiziksel bulgularını tedavi etmek kadar önemli olabilir. Dolayısıyla başvurulan dermatoloji uzmanının bir psikiyatrist ile işbirliği içinde olmasında fayda vardır.
30. Mevsimin sedef hastalığının şiddetine etkisi bulunuyor mu?
Kuru hava, az güneş ışını ve sıcaklığın düşmesi sonbahar ve kış mevsimlerinde insanların daha sık hastalanmalarına sebep olur. Havadaki nem oranının azalması, derinin kurumasına ve kaşınmasına yol açabildiği gibi, bağışıklığın düşmesi de hastalığın alevlenmesine yol açabilir. İlkbahar ve yaz mevsimlerinde daha çok maruz kalınan doğal ultraviyole ışınlarının sedef hastalığına olumlu etkisi olabilir ancak güneş yanığı tam aksine hastalığı alevlendirebilir. Bu nedenle bu ışınlara hangi saatlerde, ne kadar süre ile maruz kalınacağını doktorunuzdan öğrenmelisiniz. Güneşlenme esnasında doktorunuzun önerdiği güneş koruyucuyu kullanmalısınız.
31. Sedef hastalığı bulaşıcı mıdır, Hastaların havuza girmesi sakıncalı mıdır?
Sedef hastalığında mikrobik bir neden söz konusu olmadığından, hastalık kesinlikle bulaşıcı değildir. Vücutta açık bir yara yoksa havuza girilebilir. Havuzdaki klor, deride iritasyona ve aşırı kurumaya sebep olabileceğinden havuz sonrası hemen duş almak ve vücuda bir nemlendirici sürmek gerekir.
32. Hamilelik ve emzirme dönemlerinde nelere dikkat edilmelidir?
Sedef hastalığının kadının ya da erkeğin üreme sistemlerini etkiledğine dair bir kanıt mevcut değildir. Ancak sedef hastalığının kontrolünü sağlayan bazı tedaviler için doğurganlık, hamilelik ve emzirme dönemlerine dair uyarılar bulunmaktadır. Kullandığınız tedavilerin hamilelik ve emzirme dönemleri için güvenli olup olmadığını mutlaka doktorunuza danışınız.
33. Sedef hastalığı kalıtımsal mıdır, çocuğa geçer mi?
Sedef hastalarının %30 ila 40’ında aile öyküsü mevcuttur. Ancak sedef hastalığı %100 kalıtsal bir hastalık değildir. Sedef hastalarının çocuklarında hastalığa yakalanma oranı sağlıklı kişilerin çocuklarına göre artmış olmasına rağmen bu hastalığa kesin yakalanacakları anlamına gelmemektedir.
34. Sedef hastalığı nasıl tedavi edilir?
Psoriasisin kesin bir tedavisi yoktur. Ancak uygun tedavilerle hastalığı kontrol altına almak ve hastanın yaşam kalitesini yükseltmek mümkündür. Tedaviye tam yanıt alınan dönemlerde deri tamamen normalleşir, hastalık kalıcı bir iz bırakmaz. Bazen bu durum, kişilerin iyileştiklerini düşünüp tedavilerini doktorlarına danışmadan kesmelerine sebep olur. Ancak sedef hastalığının tekrarlanabileceği unutulmamalıdır.
Tedavide amaç en az yan etki ile olabilecek en iyi iyileşmeyi elde etmek ve iyilik halini uzun süre sürdürebilmektir. Hastalığın, her hastaya uyabilen tek bir tedavi şekli yoktur. Her hasta için uygun olan tedavi farklılık gösterebilir. Önemli olan hastayla hekimin karşılıklı güven ve uyumlarıdır. Hastanın her şeyden önce iyileşmeyi istemesi ve tedaviye uyum göstermesi gerekir. Sedef hastalığı sık tekrarlanma eğiliminde olduğu için, hastaların arayışları da çok olacaktır. Bitkisel olarak adlandırılıp tıp dışı tedaviler, kutsal ve şifalı sayılan yerler hastanın çevresi tarafından gündeme getirilebilir ancak hastalığın sistemik ve kronik olduğu unutulmamalı, çözüm mutlaka bir deri hastalıkları uzmanında aranmalıdır.
Tedavi seçiminde hastalığın şiddetine, hastanın yaşam kalitesinin ne derece etkilendiğine ve hastanın yaşam tarzına dikkat edilir. Her hastaya aynı tedaviyi vermek mümkün değildir. Tedavinin düzenlenmesi için hastanın yaşı, kilosu, eşlik eden hastalıkları (yüksek tansiyon,şeker hastalığı,vb.), mesleği ve alışkanlıkları hekim tarafından dikkate alınmalıdır.
35. Sedef hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar nelerdir?
Yerel tedavi
Doğrudan deriye uygulanan ilaçlar yerel tedaviler olarak bilinir. Bu tedavi krem, merhem ve losyonlar ile yapılır. Sedef hastalığı belirtileri hafif olan kişilerde topikal ilaçlar ilk tercihtir. Nemlendiriciler kepeklenmeyi azaltır ve ihtiyaç duyulduğu sıklıkta kullanılabilir.
Kortikosteroidler
Halk arasında “kortizonlu” olarak bilinen bu ilaçlar hafif olgularda yani sınırlı sayıda lezyonu olan hastalarda kısa sürelerle kullanılabilir. Bu ilaçlar uzun süre kontrolsüz kullanıldıklarında zarar verebildikleri gibi birden kesildiklerinde de hastalığın daha şiddetli geri dönmesine sebep olabilirler. Bu nedenle mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdırlar.
D vitamini ve A vitamini asidi içeren krem ve merhemler
Kortizonlu kremlerle birlikte veya dönüşümlü olarak kullanıldıklarında tedavide yarar sağlayan diğer ilaçlardan bazıları D vitamini içeren krem, pomad ve solüsyonlar ile A vitamini asidi içeren kremlerdir.
Katranlı ilaçlar
Katran, çok uzun yıllardan beri sedef hastalığı tedavisinde kullanılır. Özellikle katranlı şampuanlar halen kullanılmaktadır.
Fototerapi (ışın tedavisi)
Ultraviyole ışınlar (güneş ışığının tedavi edici özellik taşıyan dalga boyları) derideki kızarıklığın ve kepeklenmeye neden olan süratle çoğalan hücrelerin hızını azaltmakta yararlıdır. Hastalık yaygın olduğunda, topikal tedavilerle düzelmediğinde ya da tedaviden hemen sonra tekrarladığında kullanılır. Ancak bu ışın tedavisi solaryumlarla karıştırılmamalı ve doktor kontrolünde özel ışın kaynakları ile yapılmalıdır.
PUVA (Haplı ışın tedavisi)
Bu tedavi sisteminde UVA ışını kullanılır ve ışın kabinine girmeden önce ilaç alınır. Kabine girmeden önce alınan ilaç, ışının etki gücünü arttırır. Bu tedaviyi kullanan hastaların uzman bir doktor kontrolü altından olması, istenen tetkikleri yaptırması ve kesinlikle tüm gün güneş ışınlarından koruyan UV filtreli güneş gözlükleri kullanılması gerekir. Ayrıca yaz tatillerinde de güneşten korunmak gerekir. 300 seanstan fazla PUVA tedavisinin deri kanserine sebep olma ihtimali vardır. Bu nedenle, PUVA tedavisi sonlandırıldıktan sonra da doktor kontrolleri ihmal edilmemeli ve PUVA tedavisinin sonunda kaç seans tedavi alındığına dair tedavinin yapıldığı kurumdan belge istenmelidir.
UVB (Hapsız ışın tedavisi)
UVB ışınlarının kullanıldığı tedavi tipinde seans öncesinde ilaç verilmez. Bu tedavinin de mutlaka doktor kontrolü altında yapılması ve toplam kaç seans alındığının belgelenmesi gerekir.
Ağızdan veya iğne şeklinde uygulanan sistemik tedaviler
Orta ve şiddetli derecede sedef hastalığı olanlarda, yani deriye sürülecek ilaçlarla kontrol altına alınamayacak kadar yaygın hastalığı olanlarda ve fototerapi uygulanamayan ya da bu tedavilere yanıt alınamayan hastalarda ağız yoluyla alınacak hap veya enjeksiyon yolu ile tedavi uygulanır. Bu tedavilere sistemik tedavi adı verilmektedir.
Geleneksel sistemik tedaviler
Metotreksat, siklosporin ve A vitamini asidi içeren asitretin gibi ilaçlar ağız yoluyla hap şeklinde alınan geleneksel sistemik ilaçlardır. Yan etkilerinin görülmemesi için ve yan etki görüldüğü zaman sonlandırılabilmesi için doktor kontrolünde alınmalı, istenen tetkikler yaptırılmalı, kontroller aksatılmamalıdır.
Biyolojik tedaviler
Topikal, fototerapi ve geleneksel sistemik tedavilerden yan›t alınamayan hastalarda ya da yüksek tansiyon, yüksek kolesterol seviyesi gibi bu ilaçlar› kullanmayı engelleyen durumlarda enjeksiyon yoluyla uygulanan biyolojik tedavilerden yararlan›l›r. Hangi hastaya hangi tedavinin verileceği hastanın tüm bilgileri kayda alındıktan sonra ve psoriasisin derecesi değerlendirildikten sonra kararlaştırılır ve tedavi başlanır. Düzenli kontrollere gelen hastalar, hastalıklarının durumuna göre düzenlenen tedavi ve tavsiyelerden mutlaka yararlanacaktır.
36. Sedef Hastalığında Önemli Noktalar Hangileridir?

• Sedef hastalığı bulaşıcı değildir.
• Hastalığınızın kesin tedavisi olmasa da, kontrol altına alınması ve normal yaşamınıza devam etmeniz mümkündür. Bu nedenle hayata küsmeyin ve hastalığınızla ilgilenecek merkezlere başvurun.
• Size doktorunuz tarafından önerilen ilaçları önerildiği şekilde kullanın, kendi kendinize tedavi değişikliği yapmayın.
• Mümkünse, sigara ve alkol kullanmayın.
• Bu hastalık ta stres kontrolü çok faydalıdır. Bu konuda profesyonel destek isteyin.
• Sedef hastalığınıza eşlik edebilecek şeker hastalığı, kalp hastalığı, eklem hastalığının araştırılması ve takibi sadece doktor kontrolü altında olursanız mümkündür. Kesinlikle mucize vaat eden sansasyonel haberlere ve şifacılara itibar etmeyin.
• Diğer sedef hastalarıyla bağlantı kurabileceğiniz grup eğitimlerine katılın.
• Sedef hastalığı ve tedavisi ile ilgili araştırmalar büyük bir hızla devam etmektedir ve tedavi seçenekleri artmaktadır. Bu nedenle gelişmelerden haberdar olmak için doktorunuzla ilişkinizi kesmeyin.

© 2013 Tüm hakları Prof.Dr.Ümit Türsen'e aittir.